Son Ziyaretinizden Buyana 0 Mesaj Gönderildi.
Sizin Mesajlariniza 0 Yeni Cevap Yazildi.

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
ErqeneKon NeDir..? [MassMavi54'Den Araştırma]
Konudaki Cevap Sayısı
6
Konuya Bakanlar 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme Sayısı
170

Sayfa: 1
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir

Gönderen Konu: ErqeneKon NeDir..? [MassMavi54'Den Araştırma]  (Okunma Sayısı 170 defa)
 
04 Temmuz 2008, 18:31:03
MassMavi54
Saygın Üye
****


Offline

Rep Puanı 65
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 546

Kayıt No: 3593

Nereden:AdaBazar

тιмє ιѕ вα∂ ѕανє уσυя αѕѕ..!!

İletişim

WWW
« :»

Sesli Chat




Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap



Son GunLerDe GunDemi oLdukça MeşquL Eden ErqeneKon SoruŞturmaSı HerkeSin İLqi Odaqı oLdu.!!

Fakat Daha önemLi Bir İki Konumuz Daha Var;

-ŞuanDa ULkemizi Yöneten inSanLar Yarqı ÖnunDe.!!
-EfLasyon MeSeLemiz (Örneq: BirDen Bire eLektiriqe %21 Zam).!!
-üLkemizDe Reşit oLmuş Her 3 KişiDen Biri İşsiz.!!

BunLarDan Uzakta GunDemi SarSan Ve PeşinDen Koşturan ErqeneKon HakınDa GözLemLediqim ŞeyLeri ŞöLe SıraLayım;

ERGENEKON NEDİR ?

‘2009 yılında gerçekleştirilecek darbe için zemin hazırlamaya çalışmakla’ suçlanan ve savcının hazırladığı iddianamede ‘Ergenekon Terör Örgütü’ olarak adlandırılan yapıya, Engin Bağbars’ın ifadeleri sonucu ulaşıldığı ileri sürülüyor. Peki, bu nasıl bir yapılanmaydı? Kim neyle suçlanıyordu? Operasyon nasıl başlamış ve sürmüştü? Kendilerine neden Ergenekon ismini vermişlerdi? İşte yeni başlayanlar için ‘Ergenekon olayı’.

Öncelikle milliyetçi çevreler, Türklüğün var oluş destanı Ergenekon’un böyle bir operasyonla gündeme gelmesinden rahatsız. Destanın adının, bu örgütle ilişkilendirilmesinin özellikle yapıldığına ilişkin iddialar bulunuyor. Ergenekon adının, bu örgütle nasıl yan yana geldiğini anlamak için resmi belgelere bakmakta fayda var.

Her şey 12 Haziran 2007’de, Ümraniye’deki bir evde 27 el bombası bulunmasıyla başladı. Bu kapsamda gözaltına alınanlardan biri, piyade komando astsubaylığından, paraşüt atlayışında diz kapağında oluşan sakatlık nedeniyle emekliye ayrılan Oktay Yıldırım’dı. Yıldırım’ın evinde ve çalıştığı işyerinde ele geçirilen belgelerden biri, ‘Lobi’ adını taşıyor. Üzerinde ‘çok gizli’ yazan bu dosyada, ‘Ergenekon’un ‘Lobi’ örgütlenmesinden söz ediliyordu. Bu yüzden Ümraniye operasyonundan sonra yürütülen soruşturmada gözaltına alınanlara, bu dosyadaki bilgilere dayanılarak, “Şu anda size gösterilen Ergenekon organizasyonu nedir, lideri kimdir, ast-üst ilişkileri, silahları, eğitimleri, eylemleri ve faaliyetleri hakkında detaylı bilgi veriniz. Bu dokümanda adı geçen şahıslar ve gruplarla ilişkilerinizi anlatınız” dendi. Buradan, Ergenekon adının ele geçirilen bu belgelere dayanılarak örgüt ismi olarak kullanıldığı anlaşılıyor.

22 Ocak 2008 günü sabaha karşı gözaltılar başladı; aralarında emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün de bulunduğu 33 kişi sorgulanmaya başlandı. ‘Ergenekon’ adı verilen operasyonda, altı ayrı ilde 24 farklı adrese eş zamanlı baskın yapıldı. Küçük’ün yanı sıra avukat Kemal Kerinçsiz, Fuat Turgut, gazeteci Güler Kömürcü, Türk Ortodoks Patrikhanesi Yöneticisi Sevgi Erenerol, Mersin’de silah üzerine ‘ölme-öldürme yemini’ ettiren emekli Albay Fikri Karadağ ile Susurluk skandalının kilit isimlerinden Sami Hoştan ve ‘Drej Ali’ lakaplı Ali Yasak’ın gözaltına alınması dikkat çekti.

Sonuç itibariyle ‘Ergenekon’ operasyonu, aslında 22 Ocak’ta başlamamıştı. Resmen 12 Haziran 2007’de Ümraniye’de bir gecekonduda ele geçirilen 27 el bombası soruşturmasının devamı niteliğindeydi. Ama gayri resmi olarak, Engin Bağbars’ın 2006’da verdiği ifadeden bu yana soruşturma gizlice sürdürülüyordu. 
Konuya ilişkin yöneltilen bir soruya Başbakan Tayyip Erdoğan, “Devlet çalışıyor arkadaşlar” cevabını verirken; İçişleri Bakanı Beşir Atalay, “Gelişmeleri takip ediyoruz. Her şey savcılığın kontrolü altında” dedi. Operasyonla ilgili ilk resmi açıklama ise İstanbul Valisi Muammer Güler’den geldi. Güler, operasyonun İstanbul’un dışındaki illeri de kapsadığını belirtirken; savcı, göz altıların Ümraniye soruşturmasıyla ilgili olduğunu açıkladı.

Üç günlük gözaltı süresinin sonunda, 26 ve 27 Ocak’ta; emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Kuvvayi Milliye Derneği Genel Başkanı Fikri Karadağ, Susurluk Davası hükümlüsü Sami Hoştan, gazeteci Güler Kömürcü, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Sevgi Erenerol ve Büyük Hukukçular Birliği Başkanı Avukat Kemal Kerinçsiz’in de aralarında bulunduğu dokuz kişi tutuklama istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Nöbetçi hakime ifade veren Güler Kömürcü serbest kalırken, diğerleri tutuklandı.

“Ordu el koyacaktı”

Ergenekon örgütü, savcılık tarafından ‘2009'da yapılacak darbeye zemin hazırlamak’la suçlandı. Hatta bu amaçla, PKK ve DHKP-C terör örgütlerini tetikçi olarak kullanacaktı. Yani bir tarafta milliyetçi, Atatürk ilkelerini tam anlamıyla hayata geçireceklerini ileri süren Ergenekon, ülkeyi bölme hedefindeki teröristlerle işbirliğine giriyordu. Ayrıca 2009 tarihi de önemliydi. Hedef olarak neden bu tarih konulmuştu? Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın görev süresinin Ağustos 2008’de dolacağı ve yerine Orgeneral İlker Başbuğ’un geçeceğine dikkat çekiliyor.

Taraf gazetesinde Neşe Düzel’e ‘2009 darbesi’ni yorumlayan gazeteci Murat Belge, “2009’da planlanan darbe, 12 Eylül’den beter olacaktı” görüşünü savundu: “O darbe planında kıyamet gibi kan akacaktı. Linçler yaşanacaktı. Dört beş gün sonra ordu kardeş kavgasına son vermek üzere gelip bu kanı durduracaktı. Ama ordu, bu saldırıları durduruncaya kadar, istenmeyen unsurlar zaten temizlenmiş olacaktı.”

Bu arada operasyonun perde arkasında Fethullah Gülen Cemaati’nin de adı geçti. Konuya ilişkin İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, “Eşref Bitlis’i, ABD güdümlü gladionun katlettiğini açıklayan general tutuklandı. Operasyon merkezine Fethullahçı polis şefleri oturtuldu” açıklamasında bulundu.

Taha Kıvanç/Yenişafak Köşe Yazarı'nın Ergenekon HakınDa SöLedikLeriniDe Şu ŞekiLde ÖzetLiye BiLiriz;

Ergenekon

Danıştay'a saldırı sonrası, "Eylemci avukatın örgütü ne?" sorusuna cevap Hürriyet'ten geldi: Ergenekon. Ergenekon eski bir örgütün yeniden harekete geçmişi. Raporu ilk kez Kulis'te (30 Nisan 2001) anılan Ergenekon ilginç bir örgüt. "Ne kadar ilginç?" merakında olanlara beş yıl eski yazımı sunuyorum.

Okuyalım:

Sanki ben çıkarmışım gibi, dün, bütün gün, "Bu Ergenekon da nereden çıktı?" sorusuna cevap vermek zorunda kaldım. (..) "Yeniden kurulsun" diye hakkında rapor hazırlanan Ergenekon çok kapsamlı, bir partiyle irtibatı bulunmayan 'devleti yapılandırma' amaçlı bir örgüt...

Erol Mütercimler   

Bilen biliyor, devlet içinde aynı adı taşıyan güçlü bir örgüt geçmişte vardı. Deniz kuvvetlerinden ayrılan Erol Mütercimler, "Ben ilk kez 1980'de varlığından haberdar olmuştum" demişti Ergenekon için... Can Dündar ile Celal Kazdağlı, belgeleri konuşturarak, 'Ergenekon' adıyla bir kitap (İmge Yayınları, Ankara) bile yazdılar...

"Neden böyle bir örgüt olsun istenir?" sorusunun cevabı, raporda açık biçimde veriliyor: "Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığını tümüyle ortadan kaldırmaya yönelik çabalar, dış odaklı olmaktan çıkıp yerli işbirlikçilerin gönüllü katkılarıyla ülke içinde de yıkıcı güç odaklanma noktasına ulaşmıştır. 1914 yıllarında İstanbul, dış ülkelerin istihbarat ajanlarının cirit attığı, pek çok yandaşlarının olduğu, dileklerini gerçekleştirebildikleri bir dünya kentine dönüşmüştü. Bugün de böyledir. Çünkü savaş sürdürülmektedir. Ve bu savaşın tek amacı vardır: Bölerek/parçalayarak Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmak!"

Cumhuriyet'i yıkma faaliyetinin ciddiyetine işaret etmek için, rapor yazarı, "Yabancı güç odaklarının yerli işbirlikçileri devletin her kademesine sızarak TBMM'ne girebilmiş ve hatta siyasi platformda iktidar dönemleri yaşamışlardır" demekte.

Rapor yazarı, hem hayal gücü müthiş biri, hem de çok açık sözlü. Şimdiye kadar kimselerin aleni telâffuz ettiğini duymadığım düşünceleri dile getirebilmiş... "Yurtdışında eğitim görmüş olanlar negatiftir" diyor meselâ... Okuyun: "Türlü özverilerle yurtdışında eğitim görmeleri sağlanan yetişkin insan kaynakları, ne acıdır ki, ülke çıkarları için 'negatif' veriler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle devletin en önemli yapı taşları çökmüş ve işlemez hale getirilebilmiştir. Ergenekon bünyesinde yurtdışında eğitim görmüş personel bulundurulmaması zorunluluğu vardır."

Bereket, "Yurtdışında eğitim görenleri ülkeye almayalım" dememiş!

'Sivil toplum örgütleri'nin (stö) varlığından da rahatsız bu yazar... "Dünya Bankası ve Avrupa Birliği, başka ülkeler tarafından finanse ediliyor, dış istihbarat örgütleriyle ilişkili" dediği stö'leri dışlamak yerine, "Ergenekon'un kendi kuracağı sivil toplum örgütlerine ihtiyacı vardır" diyor... Hatta ekliyor: "Ergenekon, Türkiye'de faaliyet gösteren tüm sivil toplum örgütlerini kontrol altına almalıdır. Bu bir zorunluluktur. Çünkü bu örgütlenmelerin finans kaynakları dış ülkelerdir." Ne yani, "Sivil toplum devletin olsun" görüşü size de orijinal gelmedi mi?

Sadece sivil toplumu değil medyayı da bütünüyle devlet kontrolüne almak istiyor Ergenekon; "Kontrol edemediğimizi doğal işleyişi içinde örtülü biçimde etkileyelim, denetleyelim" diyor... "Uluslararası ticaret önemli" tespitinde bulunduktan sonra ise, "Ergenekon doğrudan kendi örgütüne bağlı holdingler ve bankaları süratle kurup ideolojiye uygun ekonomik/politik denge sağlayabilmelidir" demeyi de ihmal etmiyor...

Açık sözlülüğü ise 'ifrat' sayılacak boyutlarda "Kullanacağımız ajanlar merhametsiz olmalı" diyor sözgelimi. "Naylon şirketler kurulmalı (..) elde edilen ekonomik girdiler, öz kaynak olarak örgütün kuracağı legal şirketlerde değerlendirilerek aklanmalıdır" cümlesi de rapordan alınma.

"İllegal işler bütün istihbarat örgütlerinin ilgi alanı" görüşünde yazar, vardığı doğal sonuç, "Biz neden farklı davranalım?" oluyor. "Türkiye silâh üreten bir ülke durumunda olmadığından, jeo/stratejik açıdan kaçınılmaz olarak ve iradesi dışında zorunlu olarak uyuşturucu satışında köprü durumundadır. Uyuşturucu ticaretini denetim altına almalıdır. Türkiye'nin bir başka şansı da kimyasal silâh üretimi olabilir. Çünkü bu alanda başarılı sonuçlar elde edebilecek insan kaynaklarına sahiptir." (..)

En açık sözlü tespit ise şu: "Kişisel çıkarlar adına siyasete yönelmiş ve hedefe ulaşabilmek adına her şeyi mübah sayabilen siyasilerin engellenebilmesi için, geriye kalan tek yol suikasttır." Gözleriniz faltaşı gibi açıldı, değil mi? (..)

Deli saçması gibi gelse de, "Atatürk ilkeleri doğrultusunda, Kemalizm'in tek gerçek olduğuna inanarak" yazılmış taş gibi bir rapor bu... Gereği yerine getirildi mi acaba?

YENİ ŞAFAK GAZETESİNDEN Ali BAYRAMOĞLU İse ErgeNekon'u ŞöLe YorumLamış;

Ergenekon nedir, nerededir?

Danıştay Saldırısı'nın ardından ortaya çıkmaya başlayan görüntüde Ergenekon örgütü belli bir yer tutmaya başladı.

Erganekon ismi ve buna ilişkin kimi belge ve dosyalar yıllardır elden ele dolaşır durur. Bunların kimi emniyet istihbaratı kaynaklıdır, kimi ise menşesiz...

Bu ad, belgelerin işaret ettiği yapılanma son dönemlerde basına yansıdığı gibi korkutucudur.

Ama akıl dışı değildir...

Türkiye gibi kanlı ve tahrik merkezli dönemler geçirmiş, soğuk savaşın bedelini ciddi bir şekilde ödemiş, komünizme karşı seferberlik gerekçesiyle devlet içi illegal yapıları meşrulaştırmış bir ülkede yaşıyoruz...

Ergenekon'u arayanların çok uzaklara gitmesine gerek yok...

Abdi İpekçi cinayetinden başlayıp 16 Mart Katliamı'na uzanan, Susurluk'la doruğa çıkan, muhtemelen Danıştay Saldırısı'na da bulaşmış Türk Gladyosu'nun öyküsü, aslında Ergenekon'un öyküsüdür. Ve bu öykü Türk siyasi tarihinin en karanlık, en kanlı sayfalarını oluşturur.

Ancak söz konusu olan sadece karanlık ve kanlı bir öykü değildir.

Aynı zamanda bu ülkeye hakim olan, örneğin "Susurluk ile 28 Şubat'ı bir madalyonun iki yüzü kılan", bugün benzer bir şekilde Danıştay Saldırısı ile siyasete yönelik huruç harekatını iç içe sokan bir yönetim anlayışının "derin resmi"dir.

Karşı karşıya bulunduğumuz durum, Agatha Cristie'nin "Şark Ekspresi'nde Cinayet" romanının öyküsüne benzetilmeye pek uygundur. Romanda dedektif tek bir katil ararken sonunda anlar ki, trendekilerin hepsi kurbana bir bıçak darbesi atmıştır, tek bir sanık, tek bir katil yoktur. Herkes aynı oyunun parçasıdır, herkes suç ortağıdır.

1997'nin Ekim ayında TBMM'de Ağar ve Bucak'ın dokunulmazlıklarının kaldırılması tekrar gündeme geldiğinde, Ağar grupta DYP milletvekillerine şöyle diyordu:

"Ne yaptıysam askerin ve üst düzey devlet görevlilerinin bilgisi dahilinde yaptım..."

Ağar'ın altına girdiği bu şemsiyenin işe yaramadığı söylenemez.

O günlerde Türkiye, Meclis kulislerinde, gazete ve televizyon beyanatlarında, mahkeme ifadelerinde; istihbaratçıların, MİT'çilerin, JİTEM'cilerin arasındaki fırdöndü mesaj alışverişine tanık olmuştu.

Kamuoyu, yapılan çeşitli açıklamalarla olayların ayrıntıları ortaya çıkıyor sanırken, aslında tersi oluyor; karşılıklı uyarılar, tehditlerle "olan"ın üstü örtülüyordu.

Bugün Ağar DYP'nin genel başkanı ve ilk genel seçimlerde iktidara talip...

Aynı günlerde Susurluk Araştırma Komisyonu Başkanı Elkatmış'ın "kanlı tarihe" neşter atarcasına yaptığı şu tespit de ortada kaldı:

"Çetenin üç ayağı var. Bunlardan birincisi polis, ikincisi bürokratlar, üçüncüsü askerdir. Polise ve bazı bürokratlara dokunuluyor. Ama askerlere dokunulamıyor. İbrahim Şahin, Abdullah Çatlı ile çektirdiği fotoğraflar nedeniyle çete oluşturmakla suçlandı. Elimizde, Tuğgeneral Veli Küçük'ün Çatlı ile defalarca telefon görüşmesi yaptığına dair dokümanlar var. Onlar neden belge olarak kabul edilip, Küçük hakkında soruşturma açılmadı? Başı sıkışan, "devlet sırrı"dır, bilgi veremem, ifade vermeye gelemem diyor. Türkiye'de bazı kişiler konuşmazsa çözüm mümkün değildir..."

İbrahim Şahin altı yıl ceza alırken, Tuğgeneral Veli Küçük, bu konuşmayı izleyen Ağustos ayında tümgeneralliğe yükseltildi.

Yine aynı günlerde gazeteler çarşaf çarşaf Yeşil'in yaptığı telefon konuşmalarının dokümünü yayınlıyorlardı. Kutlu Savaş'ın, "Vedat Aydın, Cem Ersever'i emirle öldüren adamdır" dediği bu "katil"in görüştüğü onlarca resmi kuruluşun önemli bir bölümü jandarma birlikleriydi, hatta Ankara'daki askeri karargah merkezleriydi.

Bu da araştırılmadı.

Bir haber olarak gazete sayfalarında kaldı.

Cem Ersever'in faaliyetleri ve ölüm öyküsü de öyle. JİTEM'in varlığı resmen hep reddedildi, ama varlığı onlarca belgeyle kanıtlandı.

Sormalı şimdi?

Ergenekon nedir ve nerededir?

Ve ABD'den Ergenekon açıklaması..

Beyaz Saray, ABD Başkanı George W. Bush'un, Türkiye'de demokrasinin sağlam temellerde bulunduğundan emin olmak istediğini belirtti.

Beyaz Saray sözcüsü Dana Perino, brifinginde, Türkiye'deki gözaltıların hatırlatılması ve Başkan Bush'un, Türkiye'de demokrasiye ilişkin kaygıları olup olmadığının sorulması üzerine, "Sanırım Başkan'ın, Türkiye'nin güçlü bir destekçisi olduğunu söylediğini duymuşsunuzdur. Başkan, Türkiye'yi AB üyeliği için destekledi ve o ülkede demokrasinin sağlam temellerde bulunduğundan emin olmak istiyor" diye konuştu.

Sözcü Perino, Bush'un gözaltılar konusunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül veya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşüp görüşmediğinin sorulması üzerine de, "yakın zamanda bir konuşma olduğunu sanmıyorum" dedi.
Logged
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
04 Temmuz 2008, 18:40:28
MassMavi54
Saygın Üye
****


Offline

Rep Puanı 65
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 546

Kayıt No: 3593

Nereden:AdaBazar

тιмє ιѕ вα∂ ѕανє уσυя αѕѕ..!!

İletişim

WWW
« Yanıtla #1 :»

ErgeneKon ÖrGutu HakınDa BiLgi;

Örgütün tarihçesi

Avrupa'da II. Dünya Savaşı'ndan sonra muhaliflerin (o dönem komünistlerin) iktidara gelmesini önlemek için kurulan "Gladio" adlı kontrgerilla örgütünün Türkiye'deki uzantısına siyasi literatürde Kontrgerilla denilmektedir.

NATO'nun Özel Harp talimnamelerine göre, üye ülkelerde kurulan NATO birimleri Türkiye'de 1952 ya da 1953'te önce Seferberlik Tetkik Kurulu adıyla örgütlenmiş sonra doğrudan Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı Özel Harp Dairesi çatısı altında ve bunun sivil uzantısı olarak faaliyet yürütmüştür.

Danıştay'a yönelik saldırı sonrasında çıkan ilişkiler ağıyla gündeme gelen "devlet yanlısı çete" yapılanmasının, uzun süredir Türkiye'de faaliyet gösterdiği ve devleti korumak amacıyla siyasi suikasttan naylon terör örgütü kurmaya" kadar birçok illegal eylemi onayladığı iddia edilmektedir.

Bülent Evecit 1974'te dönemin Genelkurmay Başkanı Semih Sancar'dan Özel Harp Dairesi'nin varlığını öğrenmiş ve Deniz Kuvvetlerinden ayrılma araştırmacı-yazar Erol Mütercimler ise ilk kez 1980'de örgütün varlığından haberdar olduğunu dile getirmiştir.


Örgütlenme yapısı


12 Kasım 1996 tarihinde Anavatan Partisi Genel Baskani Mesut Yılmaz'ın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e verdigi, Cumhurbaşkanı tarafından da gereğinin tetkik ve tahkiki için Başbakan Necmettin Erbakan'a verilen mektupta;

``Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde Özel Harekat Dairesinin bulunduğu alınan duyumlara göre bu dairenin bazı elemanlarının uyuşturucu, kumarhane, haraç ve adam öldürülmesi gibi işlere karıştığı, son olay da bunun vehim olmadığını sanıldığından da kötü oldugunu gösterdiğini, Ömer Lütfi Topal'ı öldürenlerin itiraflarinin fevkalade enteresan oldugunu, bu kişiler suçu itiraf ettikleri halde Ankara'ya celb edilerek hâlen serbest gezdiklerini, İstanbul Emniyet Müdürlüğünde her türlü dökümanın hazır olduğunu, aşiret reisinin Devleti kullandığını, Devlette görevli bazı kişilerin Özel Harekat Dairesi Baskanı İbrahim Şahin'den talimat aldıkları ve bunun İçisleri Bakanı dahil bir takım yüksek yerlerin bilgisi dahilinde olduğunu, Devletin emrinde çalışan ve suça karışan 100-120 kadar kişi olduğunu, bu işin Devlet çapında soruşturulması gerektiğini, bu işe seyirci kalınır ise Demokrasinin işleyebileceğinden şüphe duyulacağını, bunların meydana çıkarılması hâlinde de Devletin zarar göreceğinden endişe ettiğini, normal Devlet mekanizmasına güvenin olmadığını, Devlet Denetleme Kurulu'nun böyle bir şeyi üstlenebileceğini... iddia etmiştir.

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek Susurluk Komisyonuna gönderdiği 9 Aralık 1996 tarihli yazısının ekindeki (4) sahifelik Genel Çerçeve başlıklı yazısı, TBMM Başkanlığına yazılmış (15) sahifelik Mehmet Ağar ve Tansu Çiller hakkında suç duyurusu olduğunu iddia ettiği dilekçesi ve diğer eklerden olusan toplam 183 sayfalık metin, 2 adet fotoğraf ve 40 sahifelik gazete küpürlerinin ve 26 Aralık 1996 tarihinde Komisyona sunduğu dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde;

DYP Genel Başkanı, İstanbul Milletvekili Tansu Çiller'in başta MİT, Emniyet, Jitem, Özel Kuvvetler Komutanlığı gibi devlet kurumlarının görevlileri olmak üzere mafya diye nitelenen bazı suç örgütlerinde yer almış kişilerden oluşan özel bir suç örgütünün kurulmasını azmettirdiği, bu örgütü eline geçirdigi, devlet olanakları ile beslediği, himaye edip, yönlendirdiği, bu örgütün ABD'nin CIA ve İsrail'in MOSSAD İstihbarat Örgütleriyle bağlantılı olduğu ve örgütün mensupları arasında Özel Büro diye anıldığı, Çillerin Özel Örgütü nün hâlen bir tanıtım ajansi biçiminde faaliyet yürüttüğü; çok geniş bir coğrafyayı hedef aldığı; İstanbul, Ankara, İzmir, Washington ve Tel Aviv'de büroları olduğu, Türk Silâhlı Kuvvetleri, Ülkücüler, Emniyet Teşkilatı, Uyuşturucu silâh ve nükleer madde mafyası ve MİT içerisinde uzantıları olduğu ve toplam (700) kişiden oluştuğunu, başında (özellikle kendisinin yayınladığı Aydınlık isimli dergi) yer alan haber ve yorumlara dayandırarak iddia etmektedir. Bu iddiaya göre; örgütün lider kadrosu DYP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Tansu Çiller ve eşi Özer Çiller, Elazığ Milletvekili Mehmet Ağar, MİT Müsteşar Yardımcısı ve Kontr-Terör Daire Başkanı Mehmet Eymür, Emniyet Genel Müdürlüğü Müşaviri Emekli Yarbay Korkut Eken, Özel Harekât Dairesi Başkanı İbrahim Şahin, Ülkücü Şeflerinden Abdullah Çatlı ve Alaattin Çakıcı'dan meydana geldiği ileri sürülmektedir.

İddiaya göre; örgütün Emniyet içindeki uzantısının başında Mehmet Ağar yer almakta, örgütü onun müşaviri olan Korkut Eken ``sevk ve idare etmektedir. Yine iddiaya göre;

Örgütün MİT içindeki uzantısının başında ise; Kontr Terör Daire Başkanı Mehmet Eymür ve Tolga Atik yer almaktadır.



Örgütün diğer bağlantıları

Örgüt karargahının ve kasasının Türk Ortodoks Patrikhanesi olduğu iddia edilmiştir.



Operasyonlarda gözaltına alınanlar

27 Temmuz 2007

Ergün Poyraz, Araştırmacı yazar
Oktay Yıldırım
Ümit Oğuztan
Bekir Öztürk
Zekeriya Öztürk
Taner Ünal
Kemal Kerinçsiz, Avukat
Fuat Turgut
Sevgi Erenerol, Türk Ortodoks Kilisesi sözcüsü
Fikri Karadağ
Hüseyin Görüm
Alparslan Arslan
Fikret Emek
Semih Günaltay
Sedat Peker
Güler Kömürcü, Gazeteci yazar
Sami Hoştan
Ali Yasak
Doğu Perinçek, Hukuk Doktoru, İşçi Partisi Gn. Bşk.
Adnan Akfırat , Gazeteci Yazar araştırmacı
İlhan Selçuk, Gazeteci yazar
Serhan Bolluk Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
Ferit İlsever Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni
Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu
Emin Gürses, Öğretim görevlisi Doç. Dr.
Vedat Yenerer, Gazeteci yazar
Nusret Senem, Ankara Barosu Avukatı, İşçi Partisi Gn. Bşk. Yrd.

1 Temmuz 2008

Org. Hurşit Tolon, Emekli 1. Ordu Komutanı
Org. Şener Eruygur, Emekli Jandarma Genel Komutanı
Mustafa Balbay, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi
Sinan Aygün, Ankara Ticaret Odası Başkanı
Erol Mütercimler, Gazeteci ve Akademisyen
Turhan Çömez, Eski akp’li Milletvekili
Levent Ersöz, Emekli Tuğgeneral
İlker Güven, Emekli Tuğamiral
Ufuk Büyükçelebi, Tercüman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Prof. Dr. Ercüment Ovalı, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden
Birol Başaran, Uluslararası Sanayici ve İşadamları Derneği Genel Sekreteri ve ADD eski Kadıköy Şube Başkanı
Aslan Türkkan, Türkiye Gençlik Birliği Başkanı
Tunç Akkoç, İşçi Partisi Gençlik Kolları Başkanı
Coşkun Gürel, Emekli Albay ve ADD Kadıköy Şubesi Başkanı
H.A.U, Emekli Albay (Antalya)
O.G, Serbest meslek sahibi (Antalya)
D.Y. (Erzurum)
M.A. (Erzurum)
Logged
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
04 Temmuz 2008, 18:45:08
MassMavi54
Saygın Üye
****


Offline

Rep Puanı 65
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 546

Kayıt No: 3593

Nereden:AdaBazar

тιмє ιѕ вα∂ ѕανє уσυя αѕѕ..!!

İletişim

WWW
« Yanıtla #2 :»

Veee Ergenekon Destanı;

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


Ergenekon destanı, Göktürkler'in türeyişini anlatan bir Türk destanıdır. Genel olarak, düşman tarafından hile ile yenilgiye uğratılan Türklerin, Ergenekon Ovası'nda yeniden türeyip tekrar eski yurtlarına dönerek düşmanlarıyla çarpışmalarını anlatır.

Efsanenin Sadeleşmiş Özet Hali: Türk illerinde Türk oku ötmeyen, Türk kolu yetmeyen, Türk'e boyun eğmeyen bir yer yoktu. Bu durum yabancı kavimleri kıskandırıyordu. Yabancı kavimler birleştiler, Türkler'in üzerine yürüdüler. Bunun üzerine Türkler çadırlarını, sürülerini bir araya topladılar; çevresine hendek kazıp beklediler. Düşman gelince vuruşma da başladı. On gün savaştılar. Sonuçta Türkler üstün geldi.

Bu yenilgileri üzerine düşman kavimlerin hanları, beğleri av yerinde toplanıp konuştular. Dediler ki: "Türklere hile yapmazsak halimiz yaman olur"

Tan ağaranda, baskına uğramış gibi, ağırlıklarını bırakıp kaçtılar. Türkler, "Bunların gücü tükendi, kaçıyorlar" deyip artlarına düştüler. Düşman, Türkler'i görünce birden döndü. Vuruşma başladı. Türkler yenildi. Düşman, Türkleri öldüre öldüre çadırlarına geldi. Çadırlarını, mallarını öyle bir yağmaladılar ki tek kara kıl çadır bile kalmadı. Büyüklerin hepsini kılıçtan geçirdiler, küçükleri tutsak ettiler.

O çağda Türkler'in başında İl Kağan vardı. İl Kağan'ın da birçok oğlu vardı. Ancak, bu savaşta biri dışında tüm çocukları öldü. Kayı (Kayan) adlı bu oğlunu o yıl evlendirmişti. İl Kagan'ın bir de Tokuz Oguz (Dokuz Oğuz) adlı bir yeğeni vardı; o da sağ kalmıştı. Kayı ile Tokuz Oguz tutsak olmuşlardı. On gün sonra ikisi de karılarını aldılar, atlarına atlayarak kaçtılar. Türk yurduna döndüler. Burada düşmandan kaçıp gelen develer, atlar, öküzler, koyunlar buldular. Oturup düşündüler: "Dörtbir yan düşman dolu. Dağların içinde kişi yolu düşmez bir yer izleyip yurt tutalım, oturalım." Sürülerini alıp dağa doğru göç ettiler.

Geldikleri yoldan başka yolu olmayan bir yere vardılar. Bu tek yol da öylesine sarp bir yoldu ki deve olsun, at olsun güçlükle yürürdü; ayağını yanlış yere bassa, yuvarlanıp paramparça olurdu.

Türkler'in vardıkları ülkede akarsular, kaynaklar, türlü bitkiler, yemişler, avlar vardı. Böyle bir yeri görünce, ulu Tanrı'ya şükrettiler. Kışın hayvanlarının etini yediler, yazın sütünü içtiler. Derisini giydiler. Bu ülkeye Ergenekon dediler.

Zaman geçti, çağlar aktı; Kayı ile Tokuz Oguz'un birçok çocukları oldu. Kayı'nın çok çocuğu oldu, Tokuz Oguz'un daha az oldu. Kayı'dan olma çocuklara Kayat dediler. Tokuz'dan olma çocukların bir bölümüne Tokuzlar dediler, bir bölümüne de Türülken. Yıllar yılı bu iki yiğidin çocukları Ergenekon'da kaldılar; çoğaldılar, çoğaldılar, çoğaldılar. Aradan dört yüz yıl geçti.

Dört yüz yıl sonra kendileri ve süreleri o denli çoğaldı ki Ergenekon'a sığamaz oldular. Çare bulmak için kurultay topladılar. Dediler ki: "Atalarımızdan işittik; Ergenekon dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış. Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş. Dağların arasını araştırıp yol bulalım. Göçüp Ergenekon'dan çıkalım. Ergenekon dışında kim bize dost olursa biz de onunla dost olalım, kim bize düşman olursa biz de onunla düşman olalım.

Türkler, kurultayın bu kararı üzerine, Ergenekon'dan çıkmak için yol aradılar; bulamadılar. O zaman bir demirci dedi ki: "Bu dağda bir demir madeni var. Yalın kat demire benzer. Demirini eritsek, belki dağ bize geçit verir." Gidip demir madenini gördüler. Dağın geniş yerine bir kat odun, bir kat kömür dizdiler. Dağın altını, üstünü, yanını, yönünü odun-kömürle doldurdular. Yetmiş deriden yetmiş büyük körük yapıp, yetmiş yere koydular. Odun kömürü ateşleyip körüklediler. Tengri'nin yardımıyla demir dağ kızdı, eridi, akıverdi. Bir yüklü deve çıkacak denli yol oldu.

Sonra gök yeleli bir Bozkurt çıktı ortaya; nereden geldiği bilinmeyen. Bozkurt geldi, Türk'ün önünde dikildi, durdu. Herkes anladı ki yolu o gösterecek. Bozkurt yürüdü; ardından da Türk milleti. Ve Türkler, Bozkurt'un önderliğinde, o kutsal yılın, kutsal ayının, kutsal gününde Ergenekon'dan çıktılar.

Türkler o günü, o saati iyi bellediler. Bu kutsal gün, Türklerin bayramı oldu. Her yıl o gün büyük törenler yapılır. Bir parça demir ateşte kızdırılır. Bu demiri önce Türk kaganı kıskaçla tutup örse koyar, çekiçle döver. Sonra öteki Türk beğleri de aynı işi yaparak bayramı kutlarlar.

Ergenekon'dan çıktıklarında Türklerin kağanı, Kayı Han soyundan gelen Börteçine (Bozkurt) idi. Börteçine bütün illere elçiler gönderdi; Türkler'in Ergenekon'dan çıktıklarını bildirdi. Ta ki, eskisi gibi, bütün iller Türkler'in buyruğu altına girdi.


Kaçınız bilirsiniz, biz nerelerden geldik


Atamız Kayan gibi, dağlardan akan seldik

Bugün anlatacağım, geldiğimiz yerleri

O dağları, taşları, ovayı, nehirleri

İyi dinleyin beni, ki yaşayın o anı

Öyle anlatayım ki, unutmayın o anı

İyi bilin, öğrenin, anlatın unutmadan

Tek sözü eksiltmeden, bir kelime katmadan


İl Han Kağan baştaydı, kuvvetliydi Gök Türkler

Savaşa doymuyordu, heyecanlı yürekler

Okunun ötmediği, kılıcın yetmediği

Millet kalmış mıydı ki, tek mağlup etmediği

Bir de Sevinç Han vardı, Moğolların başında

Yaşını da bilirim, İl Han Kağan yaşında

Diş geçirememişti, yiğit Türk çerisine

İlerlemişti Türkler, Moğol içerisine

Sevinç Han dayanamaz, mektup yollar dört yana

Der ki: "Türkler düşmandır, hem bana hem de sana."

Toplanıp çevre beyler, varırlar bir karara

Birleşmeli hep birden, açmalı Türk`te yara

Haber alır İl Han`ım, geldi savaşın çağı

Beş bin ordu birleşse, sönmez Türk`ün ocağı

Gök Türkler yener yine, şaşırır karşı beyler

Hele bir görün bakın, Sevinç Han şimdi neyler

Bırakıp hayvanları, kaçar Moğol ordusu

Bu ne anlama gelir, sorulmamış sorgusu

Türkler başlar şölene, hem yeyip hem içmeye

Ama Moğol uyumaz, gelir kanım içmeye

Ani bir baskın olur, bir bir düşer Türk eri

Her yan cesetle dolar, ayrık gövdeyle seri

İki alp er çarpışır, adları Kayan, Tukuz

Unutma biz bir yaydan, atılan dokuz okuz

Kayan, kağan oğluydu, dağdan akan sel gibi

Tukuz, kağan yeğeni, gökten esen yel gibi

Gözlerinin önünde, yok oldu budunları

Atlayıp da atlara, kaçtılar kadınları

Kaçtılar dediysem ben, sanmayın ki korkudan

Beyleri emretmişti, ar denilen duygudan

Almıla idi biri, Bengül de ötekisi

Gittiler Kutlu Dağ`a, at üstünde ikisi

Kayan ve Tukuz, bitik; yığıldılar toprağa

Türk`ün bu helal kanı, feda olsun bayrağa

Sevinç Han geri döndü, Türkler öldü sanarak

Bir kahkaha patlattı, manzaraya kanarak

Derken bir kıpırdanma, Tukuz kalktı ayağa

Taşıdı Kayan`ı da, kuytuda bir oyuğa

Almıla ile Bengül, döndüler sonraki gün

Ama kaçmalıydılar, öz vatanından sürgün

Yiğitleri yaralı, halleri yok ölmeye

Ne ölmeye hal kaldı, ne de bir tek gülmeye

Kutle Dağ`a vardılar, kaldılar bir kaç gece

İyileşti yiğitler, gezdiler gündüz gece

Aradılar o kadar, sonunda da buldular

Bu korkulu yaşamdan, sonunda kurtuldular

Lakin bu yerin yolu, geçit vermez pek kolay

O anda oluverdi, o ne muhteşem olay

Bir bozkurt peyda oldu, düştü dördün önüne

Yol gösterdi onlara, bu cennetin içine

Öyle bir yer ki ora, Kök Tanrı`dan hediye

Kapattılar geçidi, yağı bulmasın diye

Dediler buraya ad, koyalım "Ergenekon"

"Ergene": "dağ kameri"; ve "diklik" demektir "kon"...


Asena`nın kurtları, girdiler güzel yurda

Hepsi duacıydılar, o yol gösteren kurda

Kağan soyunda gelen, Kayan önderleriydi

O demirden kurt başlı bayrak gönderleriydi

Ergenekon onlara, yurt oldu tam dört yüz yıl

Hatırla o günleri, sarhoşluğundan ayıl

Dört yüz yıl çoğaldılar, yaşlıları ölürken

Boy boy oldu Tukuzlar, Kayat ve de Türülken

Tukuzlar ve Türülken, atalarıdır Tukuz

Sonra da bu iki kol, oldular Dokuz Oğuz

Kayat; soyu Kayan`ın, kağanlar hep bu boydan

Çıkmadılar töreden, hepsi de aynı soydan

Şölen yaptılar her yıl, anarak kutlu günü

Unutmadılar bir an, ne yağıyı ne dünü

Dört yüzüncü şölende, kağandı Börte Çine

Türk`ün öç duyguları, bir başka coştu yine

O savaşta olanlar, Gök Türk`üme ar gelir

Sığmaz oldu tümenler, Ergenekon dar gelir

Ama burdan çıkmanın, bir çaresi yok muydu

Demirden dağı gören, o tarihte yok muydu

Bütün halk arar oldu, kurtuluşun yolunu

Gözler hep tarar oldu, hem sağını solunu

Bir çocuk çoban vardı, yiğit Tirek adında

O ne kaval çalardı, bu on yedi yaşında

Bu Tirek çalmaz sanki, kavalıyla inlerdi

Çalmaya başlayınca, bütün oba dinlerdi

Kavalıyla dosttu o, üflerdi sevdasını

Kattı Ergenekon`dan, bir çıkış arzusunu

Gök gözlü bir kök böri, varıp geldi önüne

Sonra yavaaaş yürüdü, bir çıplak dağ yönüne

Tirek eve dönünce, anlattı demirciye

Dedi: "Ey bilge kişi, bu kurt gelir de niye?"

Demirci hazırlandı, sabah Tirek`le gitti

Düştü kurdun peşine, dağ önünde yol bitti

Anladı ki demirci, bu dağ saf demirdendir

Ve bu gök tüylü böri, ulu Kök Tengri`dendir

Dönüp anlattı Han`a, bütün bu olanları

Demir dağı eritip, yol açmak planları

Yığdılar odun, kömür ve devasa körükler

Bu son umutlarıydı, çıkmalıydı Gök Türkler

Dualar eşliğinde, yakıldı koca ateş

Sonunda eridi dağ, sevindi bacıkardeş

Bir öncü yolladılar dışarıya bakmaya

Sabırsızdı Gök Türkler, öz yurduna akmaya

Öncü giden dönünce, mutlu haber verince

Tuğlar kalktı havaya, bu ereğe erince

Çıkıp Ergenekon`dan, dost ile dost oldular

Varıp atayurduna, yiğitçe öç aldılar

Yüzlerce yıl solmadan, hep tomurcuk verdiler

Dirlik düzen içinde, yaşayıp yeşerdiler

Ateşte demir dövüp, her yıl hiç unutmadan

Yaşattılar o günü, hem de hiç aksatmadan...

..........


Ozan Çu-çu anlattı, size kutlu destanı

Siz de anlatasınız, gence dostu düşmanı

Sözümüz uzun oldu, lakin gönülden oldu

Giden bir kaç dakika, yine ömürden oldu...



Logged
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
05 Temmuz 2008, 01:41:15
7iklim_ask
Süper Moderator
*


Online

Rep Puanı 42
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1725

Kayıt No: 352

Nereden:{ AqŁâмâsıη Đîyє Çocuk Yûяєqîм}

Yaş: 22
EŁmâ Şєkєяî dє AŁdıм, ßâŁondâ, Pâbuçtâ

İletişim

« Yanıtla #3 :»

Mavim emeğine Sağlık Valla kafamı kurcalayan bır kaç sey vardı bu konuda smiley.gif onu da çözdüm Tesekkurler
Logged
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
{ AqŁâмâsıη Đîyє Çocuk Yûяєqîм}
EŁmâ Şєkєяî dє AŁdıм, ßâŁondâ, Pâbuçtâ
Bû SôN Çizik ßırâktığım...
05 Temmuz 2008, 13:17:49
MassMavi54
Saygın Üye
****


Offline

Rep Puanı 65
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 546

Kayıt No: 3593

Nereden:AdaBazar

тιмє ιѕ вα∂ ѕανє уσυя αѕѕ..!!

İletişim

WWW
« Yanıtla #4 :»

Sana YarDımCı oLaBiLdiySem Ne MutLU Bana  cool.gif cool.gif
Logged
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
23 Ağustos 2008, 06:35:03
Alb@tros
Yeni Üye
*


Offline

Rep Puanı 0
Mesaj Sayısı: 40

Kayıt No: 9091

Nereden:

İletişim

« Yanıtla #5 :»

EWET hocam EMEĞE SAYGI VE TEŞEKÜRLE BAŞLAYALIM

Değerli arlkdaşım yazmış olduğun araşrırıp derleyip toparladığın bilgiler içi çok çok teşekürler.......

AMA Değerli arkdaşım sen yazmış olduğun yazında ERGENEKON TERÖR örgütünün TANIMIDAN çok İCRAATLARINI, OLUŞUMUNU, TEMASLARINI VE HEDEFLERİNİ YAZMIŞSIN ve bide TARİHDEKİ YANSIMASINI smiley.gif

Öncelikler ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TANIMINI YAPALIM

ERGENEKON terör örgütü ADLI teşkilatlan ma CUMHURİYETİMİZİN KURULDUĞU günlere kadar dayanmakdadır KÖKÜ

Bu örgütlenme DEWLETİMİZİN, MİLLETİMİZİN, bekasını sağlamak için DEWLET içinde DEWLET mantığıyla kurulmuştur....

ewet bu örgütlenme çok uzun sürelerde dewletitmizin korunması için caba sarfeden bi KURUM DUR nerden bu kanıya vardın diyeceksiniz (KANI DEĞİL DİR BELGELER LE ISPATLANMIŞTIR)

BİLMİYORUM DİKKATİNİZİ CEKTİMİ BU ÖRGÜTLEN MEİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN AKLINIZA GELEBİLECEK HER KADEMESİNDE KİLİT ADAMLARI ORTAYA ÇIKTI.... DİMİ ?

EN BASİTİ ....CUMHURİYET GAZETSİ BAŞ YAYIN YÖNETMENİNDEN TUTUN PKK TERÖR ÖRGÜTÜNE KADAR TEMASLARI ÇIKTI DEMİ HAKSIZIMIYIM AKP DE BİLE ADAMLARI VARDI

VE BEN DAHA BİR SÜRÜSÜNÜ YAZMADIM ÇOK ZIT GÖRÜŞLERDE VE KİLİT YERDELER

NEDEN BÖYLE BİYAPILANMAYA GEREK DUYULSUN ?

NEDEN ÇÜNKÜ DEWLETİN VE MİLLETİMİZİN BEKASI İÇİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEWLETİMİZİN HERTÜRLÜ OLAYDAN HEBERİ OLMASI
LAZIM DEMİ _?_

PKK DAN TUTUNDA SOSYAL MUHAFAKZARLARDA CUMHURİYETÇİ KESİMDEN TUTUNDA DİNCİ KESİME SOL KESİMDEN TUTUNDA SAĞ
KESİME KADAR ADAMLARI ORTAYA ÇIKTI DEYİLMİ ARKADAŞLAR

EWET DEWLETİMİZE BU ADAMLAR KISMEN YADA TAMANMEN KORUYOR KOLLUYOR VE YÖENTİYORDU ...... EWET YÖNETİYORDUU.....

AMA ARTIK BU KUSURSUZ YAPILANMA YIPRANMIŞ ZEDELEN MİŞ İÇERİĞİ KÜTÜ VE ARD NİYETLİ İNSANLAR TARAFINDAN BOZULMUŞ ( BU BOZUMA SON 40 YILA DAYANIYOR)VE ÇÖZÜLMÜŞTÜR .....

BU KARANLIK GÜÇLER BU YAPILAN MAYI KENDİ EMELLERİ İÇİN KULLAN MAYA BAŞLAMIŞLARDIR......

VE BUNA BİR SON VERİLMİŞTİR....

ALLAHIN İZNİYLE ......

PEKİİİİ BU BÜYÜK YAPILAN MANIN YERİNİ KİM DOLDURACAK ?

BİLMİYORUM

AMA ŞUNU BİLİYORUM BU VATAN HAYİNLERİNİ ORTAYA ÇIKARAN O EL ONLARIN YERİNEDE BİRİLERİNİ BULCAKTIR.......

YANİ UZUN LAFIN KISASI ARKDAŞLAR ERGENEKON DERİN DEWLETİN İSKETİDİR VE KÖTÜ AMAÇLAR İÇİN KULLANILDIĞINDAN DOLAYI LAW EDİLMİŞ TİR


TAŞLAR YERİNDEN OYNADI ARTIK BU OYNAYAN VE YUVARLANAN TAŞ ÇIĞI ALTINDA KALANLAR KİM OLUR BİLEMEM

BELKİ KÖTÜ İNSANLAR BELKİ BU TAŞLARI YERİNDEN OYNATAN İYİ NİYETLİ İNSANLAR

AMA YİNE ŞUNU BİLİYORUM

ALLAH DOĞRU YOLDA YÜRÜYEN KULUNU YANLIZ BIRAKMAZ.......









YAZDILARIMIN HEPSİ KENDİ EDİNDİĞİM BİLGİ VE ARAŞTIMALLARIMIN ÜRÜNÜDÜR YANİ KENDİ TEZİMDİR ......



MASMAVİ SENİN YAZDIĞINA AYKIRI BİŞİ YAZMADIĞAMA İNANIYORUM YAZDIKLARINDA Kİ EKSİK KISIMLARI YANİ SON KISMI YAZMAYA ÇALIŞTIM ARKDAŞIM
Logged
23 Ağustos 2008, 18:34:28
Alb@tros
Yeni Üye
*


Offline

Rep Puanı 0
Mesaj Sayısı: 40

Kayıt No: 9091

Nereden:

İletişim

« Yanıtla #6 :»

GÜNCELLEME
Logged

Sayfa: 1
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Googleden Aranılan Kelimeler
Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Aşk Nedir Aşk Adına Yapılan Sohbetler Heyy 5 294 Son Mesaj 22 Temmuz 2007, 08:10:55
Gönderen: dark.angel
Din Nedir ? Dinimiz Hakkında Genel Bilgiler CILEK 0 94 Son Mesaj 19 Kasım 2007, 15:33:50
Gönderen: CILEK
Cin Nedir? Cinler Alemi ByN_TuRKuaZ 0 107 Son Mesaj 28 Şubat 2008, 11:28:08
Gönderen: ByN_TuRKuaZ
Vee Ahanda MassMavi54 =))) Üyelerimizin Resimleri MassMavi54 11 541 Son Mesaj 09 Temmuz 2008, 05:55:09
Gönderen: MassMavi54
Ölen bir insan en son ne hisseder? İşte çok ilginç bir araştırma sonucu Korkunç Hikayeler BeYaZ 0 9 Son Mesaj Dün 06:05:17
Gönderen: BeYaZ
Gitmek istediğiniz yer: